alttaki yazara soracaklarım var

meraklı yazarları görelim bakalım;
bu yorumun altına yorum atacak ilk yazar arkadaş sana sorum şu;
-Görmeyi ne zamandır hayal ettiğin bir yere sevgilin ve en iyi arkadaşınla gittin; yolculukta ikisi tartıştı ve ikiside ya benle devam edersin ya onla diyor, ne yaparsın?
baya oldu hatırlamıyorum.
Ancak 2 üstteki arkadaşın arkadaşlarına çok güzel sözler diyebilirm silinme tehlikesi ile karşılaşılmasa bu nasıl terbiyesizliktir edep yahu edep sevmekte mi suç ulan okurken içime oturdu kendimi gördüm

geçmeme ihtimali çok fazla lakin o kişilerden belli bir süre uzak durmak gerekiyor illa okulda arkadaş ortamı yapacam diyorsan farklı bölüm seç farklı kişilerle onların muhatap olmadığı kişilerle tanış ve en önemlisi asla karalama kötülemeye çalışma bırak kendi çöplüklerinde boğulsunlar eğer yapabiliyorsan bir dil kursuna git(istanbulda international training institu var ücretsiz vs 4.leventte 1 kur git yeni kişiler tanımak için)
aiesec aegee gibi yerlere git ve geliştirirsin kendini hem maddi hem manevi
en önemlisi kitap oku ufkunu açar farklı düşüncelere sevk eder ama öyle aşk kitabı felan değil derinden gir cassandra clary 'nin eserlerine bak şiddetle ve hiddetle tavsiye edebilirim ırvan yalom'un günübirlik hayatlar eserini oku tam bir terapi niteliğindedir.
ve son olarak sınavlarına yoğunlaş kafandan atamıyorsan atmak için uğraşma daha da büyümesin hani sinek ısırıklarını ellemezsen belli süre kendiliğinden geçer aynen öyle olur
kahveye git dayılarla gereksiz siyasi muhabbet kur çok iyi kafa dağıtır
bu kadar arkadaşım umarım faydası olur ama kendini geliştirmen çok önemli o zaman onlar sana imrenecek içten içe tabi sen farkında bile olmayacaksın bu arada sporda önemli ama yoracak cinsten olsun saygılar

alttaki arkadaş oğuz atay'dan beni derinden etkileyen bir söz var "bana herşeyin öğrenilerek yaşanılacağını öğrettiler yaşanılarak öğrenileceği öğretmediler" bu söz üzerine iş işten geçmiş olduğunu bu sözü okuduğumuzda anladığımıza göre ne yapmalıyız artık
İnsanlar zaten kendi dinlerini yaratmıyor mu? Daha doğrusu birkaç insan yaratıp devamı getiriyor diğer insan kümeside biat ederek.

Biat etmek insancıl bi hareket olmamasına rağmen neden ediliyor?
Terliksi hayvana cevabimdir. Sıçacağımızı bile bile neden guzel yemek yemeyi tercih ediyorsak o sebepten. Biraz damak lezzeti biraz ihtiyaç.
Alttaki yazar arkadas sorum sana. Biri seni neden sevmeli mesela?
Henüz gitmediğin yer. Ya peki alttaki cevaplar mı birgün öleceksek neden yaşıyoruz?
Bunu ben cevaplamak istiyorum.
Efendim geçen sene başıma geldiğini düşünmüştüm sonra dur dedim şimdi sinek ısırır yaz aylarında geçici bir gıcıklanma olur daha sonrasında ise orayı kaşırız kaşırız birdaha kaşırız merak eder irdeleriz. Uzun bir süre belki izi kalır ama deştikçe acıtır. Dokunulmasa püf sorun yok.İşte bunun gibidir aşk geçici bir gıcıklanma ile merak sonucu oluşur. Buna ise deliler gibi sevmek denilmesi yanlıştır.
Bir de şuanda ve önceden var olan düzeni düşünelim ne o ? Entegre et ve (yönet) sat.düzen basit ilk önce algımıza yerleşiyor sonra kendiliğimizden istiyoruz. Bu ekonominin büyük oyunu olduğuna inanıyorum.
Misal aşk var aşık oldun hoooop telekominikasyon şirketleri bayram eder sabah öğle akşam telefonla konuşulur. Bu en basitiydi kişiliğinden imtiyaz vermene bile sebep olabilir bu illet.
Daha sonra ayrılsınlar çok konuştular birbirlerinden soğudular (ne sevgi ama).yaş küçükse (18 30 arası yapar genelde) ne olacak hemen erkek sigara alkol ve şarkı kimler kazandı düzeni yönetenler kimler kaybetti düzenin altında ezilenler. Peki kadın ne yapar hemen çikolataya hücum eder hemde allah allah nidaları ile. Yine kazanan kim ,düzen. İşte aşk budur benim için.senin sürekli kaybettiğin birşeydir.
Yani ha bir hayvanın ısırdığı yer ha aşk aradaki tek fark birilerinin kazanması...gerçi diğerinde de sinek kazanıyor bence fark yok.
Üstteki postun sahibi sanırım o sırada 35 lik deviriyordu en en azından inşallah kafası yerinde değildir o sırada neyse

Şimdi düğün olsa ve evlenen eski sevgilin olsa seni davet etse evlendiği kişi de birader dediğin biri olduğunu düşünürsek nikah şahidim olur musun denildiğinde onayladığını düşünürsek ve nikahtan önce kız bu aptalı değil seni seviyorum ama fakirsin derse ne yapardın?(çekip öperdim demek YÖK )
Hatanın türüne göre değişir şimdi affedilecek hatalar var affedilemeyecek hatalar var mesela aldatmak yalan söylemek affedilemez ama beyaz yalanlar affedilebilir.

Altta ki yazara sorum şu zamanında çok sevdiğin eski sevgilin geri dönmek istese kabul eder misin?
Yıl bitiyor, ömrü kendimce yarıladım. Bakıyorum işimi kaybettim, kız arkadaşımı kaybettim, 6 ayımı kaybettim, aileme olan tüm bağımı kaybettim, milli piyango çıkacağına dair umudumu kaybettim, babamın ciddi hastalığa yakalandığını öğrendim, bu yıl çok karanlıktı. İyiler pek hatırlanmaz kötüler hatırlanır. İyi de şeyler olmuştur elbet mesela 3 yıldır burnumda tüten bir insanı gördüm, artık ayaklarım daha iyi yere basıyor. Gezdim tozdum diyemedim bile. Okudum sadece.

Şimdi sıra alttaki yazara sorum.

Hayatını en derinden etkileyen olay neydi? Nasıl oldu? Kim yüzünden oldu? Detaylıca lütfen.
Soru biraz karışık ama sanırım "neden her şeyimizi insanlarla paylaşıyoruz" durumuna geliyor.

Yanıtı da karışık. Bazen fazla mutluluktan bazen de fazla mutsuzluktan. Sosyal medya hepimizi güzel gösterdi çünkü, en süslü fotoğraflarımızla aynadaki fotoğraflarımız arasında km.lerce yol sundu bize.

Daha çok kutlanmayı, daha çok tebrik edilmeyi, daha çok pohpohlanmayı verdi. Daha mekana oturmadan nerede olduğumuzu gösterdi insanlara. Saçma saçma fotoğraflarımız, berbat sesimizle söylediğimiz şarkılarımız hep burada prim yaptı. Özetle mevzu derin.

Alttaki yazar arkadaşım, yıl bitiyor az kaldı, bu yıl ne yaptın, ne yedin, ne içtin, nerelere gittin, neler kazandın, neler kaybettin, özet lütfen...
Çok sevdiysen unutmak mümkün değil. Halen canından bir parçadır sevdiğin. Sayın Alttaki yazar insanların kendini sevdirmek için tüm özelini sosyal mecralarda paylaşmasına ne diyorsun?