alttaki yazara soracaklarım var

meraklı yazarları görelim bakalım;
bu yorumun altına yorum atacak ilk yazar arkadaş sana sorum şu;
-Görmeyi ne zamandır hayal ettiğin bir yere sevgilin ve en iyi arkadaşınla gittin; yolculukta ikisi tartıştı ve ikiside ya benle devam edersin ya onla diyor, ne yaparsın?
sevgilim.arkadaşımdan anlayış beklerim.ben ona gösteririm öyle bir durumda(yani sanırım).
meğer benim de alttaki yazara soracaklarım varmış efenim,buyrunuz:
hayatta kalmak için yapabileceklerinizin sınırlarını hiç düşündünüz mü?insan eti yer miydiniz örneğin?
Sevgilimden ayrilma ihtimalim daha yuksek oldugu icin,en iyi arkadasimi tercih ederim.
Edit:ben kendi ustumdekini cevapliyomusum.insan etini yemek en son tercihim olsada yerim ama pisirerek.cig cig yemem yani.simdi ben alttakine soruyorum.hayvan besliyo musun ?
tabii ki, bu da soru mu ^^ . sokaktaki tüm hayvanlar bizim, hepsini her fırsatta, sokağımdakileri mütemadiyen besliyorum.

benim aklıma öyle ahım şahım bir soru gelmedi. sen bize sana en çılgınca gelen yaptığın şeyi anlat. ne yaptın, neden yaptın, nasıl yaptın
hayvanları aşırı derecede seviyorum, çiçekleri de.. ama ben bir heves çiçek aldıktan sonra yanlış bakarak veya yeteri kadar bakamayarak çiçeği solduran, sonra çiçek solduğu için ağlayan biriyim. o can giderse (ki gitmenin her türlüsü söz konusu) kanarım ben. anlatabildim mi?
miriba alttaki üye: göğüs kafesini açıp kalbini çıkarabilsen ellerinle sunabileceğin biri var. fakat elma misali, o seni sevmiyor. savaşır mıydın kaçar mıydın?
Ben kaçmazdım ama kalp tekrar yerine kaçarak gerçek sevgiyi olduğu yerde arardı. Kalbe söz geçmez biliyorum ama onu olduğu yerden dışarı çıkaran ben olduğum için içeri sokan yine ben olurdum.
Şimdi sıradaki yazar arkadaşa soruyorum: hayatta karşı aklında deli sorular var ve ne yaparsan yap mutlu olamıyorsun. Peki Mutluluğu bulmak için mücadele mi edersin,yoksa hayatı akışına bırakıp mutluluğu öyle mi beklersin?
hayatı akışına bırakırsan, mutluluğu bulamazsın. sahip olduklarınla yetinmeye çalışıp, mutsuz olmamaya çalışırsın sadece. oysaki mutluluk her an her yerde olabilir. bazen çok uzaklarda. bazense yan sokakta. bekleyerek sadece, karpuzlar yetişiyor. ekmeği bile, yemek için önce çiğnemek gerekiyor.

alttaki yazara da ben sorayım: tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan?
tavuğu yumurtadan, yumurtanında tavuktan çıkmasına etki eden horoza sor bu soruyu, tavuğun götünün horozun sikinin felsefesesini yapacağına alttaki yazar benim soruma ne cevap verecek onu düşün.

alttaki yaza kardeşim senden öğrenmek istediğim ;

Nerde o bu ülkenin yürekli büyük insanları, nur yüzlü dediğimiz aslan gibi dediğimiz insanları, kasabalarını aşmış insanları, her tarafa eli uzanan insanları. Allah’ın, Müslümanlığın vicdanı olmuş insanları, bağımsızlık adına ölen insanları nerdeler?

Bir böcek sürüsü hepimizin gırtlağına yapışmış, böcekler, sırtlan insanlar gelmiş hepimizi gırtlaklıyorlar. Ve buna herkes peşkeş çekiyor, herkes bu fırıldağa oynuyor hepsi, sağı da solu da. Nerde bu insanlar bu ülke bu kadar aciz mi kaldı?

Yok mu artık Van’nından, Batman’ından, Kars’ından yiğit güzel insanları bu ülkeyi seven?

Bir sağlık ocağını koruyacak, bir küçük dershaneyi koruyacak, bu ülkenin çocuklarını, bu ülkenin fırsat eşitliğini sigortalarını, açlığını bunları gündeme taşıyacak bir yiğit evladı yok mu?

sorunun sözlü hali için (bkz: nihat genç) ilgili video
bağıranlar, lider özellikleri olanlar içeride, sesini çok çıkaranlar denetimli serbestlik, kafasını biraz kaldırmak isteyenler takip ediliyor, durumu kabullenemeyip bir şey yapamayanlar da fox haber karşısında küfür kıyamet.. kısaca var da yok.

alttaki arkadaş, geçen kafam güzelken aklıma bir şey geldi. hani şöyle bir düşünce vardır ya, gün gelecek makinalar akıllanacak bizi ele geçirecek falan. kimsede sallamaz, öle şey mi olur amk gibi tepkiler veririz haklı olarak. bu arada telefonumu kırdım 10 gündür de yok kendisi. neyse düşünmeye vaktim var bu aralar. aylardır çözemediğim problemlerimi 10 günde yoluna koydum, bir yere varamayacak ilişkimi sonlandırabildim, kendimi daha taze, daha mantıklı kararlar alabilen hafiflemiş bir kişi olarak buldum. neyse ben diyorum ki, teknoloji tabiki daha akıllı hale geliyor da bence insanoğlu onlarla beraber salaklaşıyor, tembelleşiyor, daha üşengeç oluyoruz, konuşmaya ve düşünmeye bile halimiz, enerjimiz kalmıyor. teknolojinin yükselen aklıyla insanoğlunun düşen zekası bir yerlerde bana kesişecekmiş gibi geliyor. o gün geldiğinde ne olur sence?
Üstteki yazara cevaben, insanlığın geleceğini cyborg olarak görüyorum. Beyne yetecek enerji, güneş enerjisi ile çalışan yapay uzuvlar. Ha birde insana yardımcı beyinciğine yerleştirilmiş bir yapay zeka. Zira yıllardır düşünürüm içinden çıkamam ama en mantıklı teori bu olarak görünüyor benim için. Bu sayede uzayda bile rahatça hareket edilebilir. Şahsi olarak gezilebilir diye düşünüyorum.

Benim alttaki yazara sorum şu. İnsan duygularıyla mı mantığıyla mı hareket etmeli? Zira duygularımla hareket edersem intihar ederim ama mantığım buna izin vermiyor.
üstteki yazara cevabım muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur. intihar etmek duygusal bir şey değildir. sana intihar etme demeyeceğim ama bir başka kişinin intihar hakkındaki notlarını seninle paylaşacağım.
"
şimdiye kadar, ölmeyin diyenler, silahlı eylem yapmayın, demokratik mücadele edin diyenler susuyordu. susuyor ve hiçbir şey yapmıyorlardı. iktidar öldürmeye devam ediyordu.
sustuk... uzun süre sustuk... sadece yaşamlarımızı ortaya koyarak sürdürdük direnme savaşımızı... düşmanlarımız suskunluğumuzu zayıflık, güçsüzlük olarak yorumladılar. ahlaki ve siyasi hiçbir değeri kalmayanlar ise suskunluğumuzu, sadece yaşamlarımızı ortaya koyarak susuşumuzu anlamak istemediler. ve bu tavırlarıyla bizi şiddete karşı şiddet uygulamaya mecbur ettiler. nasıl ki iktidar katliamı devam ettirdiyse, insanlarımızın ölmesine göz yumduysa suskunluğumuzun da böyle süreceğini düşündüler.
"

alttaki yazara sorum kendinden daha büyük bir şeyin parçası olmak sana nasıl hissettirirdi. tarihe adını yazdırmış insanlar gibi hissetmek istemezmiydin ? böyle bir fırsat karşına çıksa bunun bir parçası olur muydun?