dertleşme

Anlatımı 2.çoğul kişiden yapacağım 1.tekil Artık çok tekil.

Bir kişi sizin hayatınızı değiştirebilir mi evet nasıl mı ilk önce çok güzel değiştirir kendinizi tahtı yeni almış prensin gelenek olarak yanına prenses alması gibi , daha sonra ne olur prens herşeyi Yaşar ve taaaak pimi çekilen bomba misali olmazsınız patlayan bombadan arta ne kaldıysa öylesiniz başkası değil. neyse madem dert anlatıyoruz:
Hayatı anlatıyoruz ilk önce basit kuralı vardı hayatın ==>mantıksız yaşamak sonra birileri geldi çıktı bu sefer “mantıksız yaşamak” taki mottoyu değiştirip yaşamı sorgulamamıza sebep oldu ve yaşam ne diyoruz :birilerinin gelip hayatına girmesi ve ne yapmaya çalışıyorsan yaptıklarının içine etmesi ah evet tam olarak içine etmesi diyip başa dönüyoruz en başa taaa en başa dünyanın toz bulutu olduğundan da eskiye Tanrı’nın tek Tanrı olmadığı başa kadar gidiyor kadimlerle dalga geçiyoruz.
Aslında başından net olansa Avını gözlemleyen timsah misali değil direk av bir kafese kapatılır(tabi onun kafes olduğunu anlayana kadar ohoooo) serbestçe istediğimizi yapıyor herşey yolunda gidiyor sanıyorsunuzdur.İşte yok öyle birşey tamamen uydurma.Gözlerine bakarsın dersin bir gözleri var içinde eşşiz mücevherler barındırıyor
Sonra birde saçları var sanki hepsi antimaddeden oluşmuş bütün dünyadaki insanlar sırf o saçları yapmak için yüzlerce yıl çalışmış
Peki ya o sese ne demeli gökyüzündeki Yıldızların dahi parlaklığını söndürebileceğine inandırdığı o ses
Gibi gibi

Peki sonunda ne olur gözler herşeyden hallice uzakta doğruların yanlış olduğunu yanlışın ise hiç olmadığını anlarız işte zaten sıçtığımız an o andır...ah işte bu derde çare bulun yzsam çok uzun olacak 1:1de uyar
Tabi birde herkes kaldığı yerden devam ederken(zaten ara hiiiiç mi hiiiç verilmemiş) sen ise kaldırıldığın yerde destekli bile dik duramazsın ya hani yeni doğmuş bebeği dik tutarsan kemikler püffff gider derler ya bizi otururken de gidiyor uzanırken de gerçi daha uzanma ile oturma arasındaki evrende kalındığı için oturmayı deneyemedim doğrulamadım ya neyse
çok dertliyim lan. öyle oturup rakı içip saatlerce konuşmayıp anlaşmayı özledim. Sadece içmeyi ve ağlamayı.
Yaklaşık 6 aydır majör depresyondayım. İlaç kullanmayı reddediyorum. Ama artık kırılma noktasına da geldim galiba. Sanki insanlar beni bilerek görmezden geliyormuş gibi hissediyorum tüm gün uyukluyorum hayata katılmıyorum. Birisi gelip naber nasılsın dese konuşsa benle her şey de çözülecekmiş gibi ama yok.
en iyi dertler rakı masasında çözülür.
Dönüp baktığında dertleşecek bir elin parmaklarını geçmeyen dostları varsa çözülmeyecek dert yoktur derim
dert alışverişi olduğundan bir kazanımı yoktur dertleşipte rahatlayan insanlar yalan söylüyordur net. Çünkü kelime anlamını yerine getirmeden yaptığımız eylemdir dertleşen insan dert ortağının dert yükünü de almalıdır yani ki dinlemelidir ama biz oturup birbirimize dertlerimizi anlatıp bir diğerini dinlemeden konuşup duruyoruz aksi olsa bir kazanım olmaz yanlış mıyım cağnım _
sağ yanımda rakı var, o zaman ben bırakıyorum kadeh başlıyor konuşmaya. bakınız sevmek ve sevilmemek hayatın her alanında mevcut ancak her halini göz kapaklarına işlediğin insanın seni görmek bilmek yanında tutmak istemediğini kendisinden değil cebren ve hile ile farklı köşelerden öğreniyorsun. oysa sen sanıyorsun ki yanında olmandan mutlu, yok öyle bir dünya.
Tek derdin kredi karti borcun olur insalah abi o zaman, benim gibi çocukluk arkadaşının annesi kanserden dolayı vefat etmesin yani
En sevmediğim şey, ne dert dinlemeyi severim ne de anlatmayı. Anlatanı dinler gibi yapıp ezbere iki cümle ile konuyu değiştiririm. Kendi derdimi de kimseye anlatmayı istemem. Yalnız mıyım lan yoksa?!
Barmen gibi dinler
Sadece senin hakli oldugun yerlerde lafa girerim.
size gerçek bir dertleşme biçimi söylüyorum(ufak bir öğretmen sırrı) : çocuklarla vakit geçirmek.