Advertisement

dil öğrenen kişinin her şeyi o dilde yazması

25 yaşındasındır, ve ingilizceyi yeni sökmüşsündür.onuda öyle zaten okulda filan değil anca erasmusla yada amerikada ingileterede dil okullarında öğrenmişindir. instagramda fotoğraf mı paylaşıcaksın hemen afilli bir kaç ingilizce cümle. yeni yıl dileği mi dileyeceksin, mutlu yıllar diye bir şey yok ''happy new year'' var.sanki dili öğrendiğinde yerde sana senet imzalatırlar bundan sonra gram türkçe bişey yazmayacaksın diye. bana kalırsa gösteriş merakı.

edit: arkadaşlar eleştirdiğim şey dili öğrendikten sonra kişinin hiçbir sosyal mecrada türkçe kelime kullanmamasıdır, ingilizce yada vesaire diller üzerinden dil biliyorum primi kasmasıdır. teşeke mi geçiyosunuz günbatımına instagramda ''sunset'' yazmakla dil pratik mi edilmiş olur saçmalamayın rica ediyorum güldürüyosunuz.dili geliştirmenin yolu mu bitti de son çare bunlara sardınız. ben çevremdeki gözlediğim durumu anlatıyorum . adamlar 25inden sonra anadan doğma ingiliz olduğunu sanıyor.
İngilizce pratik eksikliği olan yazarın isyanıdır.Dil okulda öğrenilmez,dil pratikle öğrenilir.Dil ihtiyaçtır, dil araçtır.İyi ve güzel olan hiçbir şeye tahammülü olmayan toplumun vasat bir örneği yine bu başlıkta karşımıza çıkmaktadır.İnsanların bir şekilde gayret edip geliştirdiği yabacı dilini kullanmasına bile nefret kusan tiptir bu başlıktaki kişi.
pekistirici olmasının yanı sıra yapılınca ve becerilince zevk alınan iştir.
kötü bir şey değildir.
illa gösteriş aranmaması gereken durumdur. dil nankör bir kavramdır. öğrendiğiniz dili belli bir süre kullanmazsanız unutursunuz. bu dili sokakta yürürken, arkadaşlarınızla muhabbet ederken falan çok fazla konuşma imkanınız olmadığı için de unutmamak adına hayatımızın içine katmamız gerekiyor. tabii ki de her şeyi illa o dilde yazın demiyorum da ara sıra yazmanın da kimseye bir zararı dokunmaz bence.
Ara ara itici gelsede yapılmalı diye düşünüyorum. Pratik, tekrar oluyor sonuçta. Ogrenmemekten iyidir.
"ben bu amkmun dilini biliyorum ve bi mikime yaramıyor, e bende burda paylaşım yapıp sizlerle paylaştığım hayatıma gizem katıyorum" demenin bir şeklidir
Ben o dili konuşan ya da öğrenmeye çalışan kişinin bunu yapmasını garip karşılamıyorum. Ya da anime izleyip orda duyduğu bir şeyi beğenip yazanları falan.
Benim itici bulduğum tipler alakası olmadığı halde öyleymiş gibi her fotoğrafın altına ingilizce yazanlar. Özellikle mesaj atıp cümle çevirmemi isteyenler oldu. Sanki her şey gösterişte, yüzeysel..
İngilicce’yi Almancayı unutmamak için yazar çizer söylerim.
Hıh kıskananlar çatlasın.

Ciddi ciddi gösteriş sananlar olduğundan ,tepki çektiğinden kendi vizyonsuzluklarıyla yaşamaları için oyunlarda uygulamalarda edindiğim gavurland’daki bireylerle konuşuyorum.

Hem oraların kızları daha güzel 2 kelam edince “bu andaval bana yöröyö” da demiyor.

Bu başlığı da burada görmek üzmüştür ,ismi gibi suserler barındırması dileğiyle .

Not: imkanı olmadığı için lise de ingilicceyi oyunlardan öğrenmiş biri söylüyor .Üniversitede farklı bir dil.
Sanırım daha 25 olmadık .
dil eğitiminin en önemli ayağı pratiktir. isterseniz onlarca gramer kitabı bitirin, yüzlerce test çözün, binlerce bölüm dizi/film izleyin. bir dili kullanmadıkça tam manasıyla öğrenemezsiniz.

bu sebeple bir öğrencinin yapabileceği en iyi şey mümkün mertebe o dili hayatına sokup günlük yaşamında kullanabilmesidir. bundan dolayı bunu yadırgamamak lazım.

"aa bak ingilizce öğrendi her haltı ingilizce yazıyor bu da özenti" diye triplere girmemek, triplere girene de aldırmamak lazım.
"hadi oğlum göster amcalara" lafının evrimleşmiş, değişmiş, ama aynı kafa yapısından uzaklaşamadan yere yığılmış halidir. Görülmesi durumunda yüzlerine freud ve nietzsche den sözler sarf edilmeli kitaplar atılmalıdır.
Konuşurken ülkemizdeki "kusursuzluk" kuralına uymaya çalışıp, uyamayacağını düşünüp, konuşmaktan utandığı için "konuşamıyorum bari yazayım" demenin örneklerindendir.