gezginlerin yılbaşı planları

aslında yerinde duramayan bir tipim. ev beni boğar. cumartesi günleri cebimde 10 tl de olsa dışarı çıkarım ama nedense yılbaşında asla dışarı çıkmam. çıkmamaya çalışırım. öğrencilik dönemimde ve sonrasında gider clublerde veya otellerin barlarında garson olarak çalışırdım. bahşişten iyi para kaldırırdım.
yılbaşında genellikle evde olmuşumdur.ya arkadaşlar yada aileyle evde oturup klasik oyunları oynamışızdır. ama benim için gelenekselleşen birşey varsa o da victioria secret izlemektir.
her sene kampa gitmeye çalışıyoruz, 3 kişilik kesin ekip +/- diğer dostlarımız ile. Ateşin başında yaptığımız sıcak şarapla, saatten dahi haberimiz olmadan şarkılar söyleriz. Sonra olur da birimizin aklına gelirse rastgele bi zamanda 10'dan geriye bağırarak sayıp yeni yılı kutlarız. Sabah üşüyerek, akşamdan kalma uyanırız gözlerimiz şiş şiş.
beni en çok hayal kırıklığına uğratan yıl oldu 2018, bundan olsa gerek “yeni yıla nasıl girersen bütün yılın öyle geçer” gibi mottolara inanmayı da bıraktım

planım basit:
evde tek başıma oturup evde tek başına (bkz: evde tek başına) filmleri izlemek, geceyi ise harry potter ile kapatmak
parasızlıktan burnumu kapıdan dışarı çıkaramadığım gibi muhtemelen evde de şahane bi plan yapamayacak oldugum gün. napalım. bazen de böyle olması gerekiyor hayatın
yılbaşı için türkiyeye, annemin yanına dönüyorum!! oohh gelsin rakı sofrası, soba üzerine kestaneler, mis gibi mezeler.

edit: rakı içemedim ama erkek arkadaşımla ailemi tanıştırdım. hayddaaaaa
ankarada kayda değer bişey olsada gitsek diye beklemedeyim.
ama yok yok yok.
trenle karsa dedik bilet yok, ukraynada gidelim dedik godoman doludur.
ee kamp yapalım dedik "yha soğuk olur .s.s cular bastı" bilemiyorm altan bilemiyorm
şehirdışında, görülmek istenen biryerde ev kiralayıp, akşam göl kenarı, dağ kenarı gezinip 3-2-1 saymak.