istanbul

Turkiye'nin en kalabalık, ekonomik, tarihi ve sosyo-kültürel açıdan en önemli şehridir. Neredeyse Turkiye'de her 5-6 kisiden biri burada yasamaktadir ve nufusuyla il siniri ile Avrupa birincisidir. Ilde 40 belediyesi mevcuttur.

Dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Imparatorluklarin besigi Istanbul, 330-395 yılları arasında roma imparatorluğu, 395-1204 ile 1261-1453 yılları arasında bizans imparatorluğu, 1204-1261 arasında latin imparatorluğu ve son olarak 1453-1922 yılları arasında osmanlı imparatorluğu'na başkentlik yaptı.

Bir diger onemli noktasi İstanbul, hilafetin Osmanlı İmparatorluğu'na geçtiği 1517'den kaldırıldığı 1924'e kadar İslam'ın da merkezi oldu.
İstanbulu deneme tahtasına çevirmişsiniz lakin istanbul bu kadar basit şeylere konu olmayan şehirdir
bir çok yaşayan için gitsem olmuyor kalsam olmuyor şehridir.
doğma büyüme istanbullu olarak asla sevemediğim, ısınamadığım şehirdir.

ankara'yı, eskişehir'i istanbul'dan daha fazla sevdiğimi ve beğendiğimi söylediğimde insanlar şaka yapıyorum zannediyor. evet boğaz'ın da olduğu 10 kilometre karelik alan çok güzel ama onun da tadını yalı sahipleri ve zenginler çıkartıyor.

istanbul cebinizde 2-3 milyon tl'niz yoksa yaşanacak bir şehir değil bana göre. ki benim cebimde öyle bir para yok.
7 yıl yaşadım canım istanbulda. okul bitdi Azerbaycana döndüm.Çok özledim lan.Gerı döndüyüm için köpek gibi pişmanım.Kadıköyümü desem Uskudarı mı desem Fikirtepesimi desem.Alışamadım bir türlü Istanbulsuzluğa.Bağlı edıyor kendine adamı
(bkz: ömür torpüsü)

Doğma büyüme istanbul'luyum , 4 sene önce başka yerde yaşayamam dediğim ama şuan ilk müsait fırsatta kaçmak istediğim şehirdir. Şehir artık zengine falan da güzel değildir.
Düşün Leventte milyon tl lik evin var, ferrarin var , bebek sahilde yiyip içmeye paran da var ama oraya inmek 1 saat trafik.
doğma büyüme istanbulluyum ama artık yaşanacak şehir olmaktan çıktı, eğer ekonomik durumun iyi değilse, işe git gel yapıp kıtı kıtına yaşayacaksan gelme çünkü ha köyde yaşamıssın ha istanbulda ama güzelliklerini söyle dersen anlatmakla bitiremem.
tayyip erdoğan anasını sikene kadar muhteşemdi. şu an öyle güzel bir hava, güneşli gün batımı var ki içim içime sığmıyor sanırsın kalbime bahar geldi gönlümde tomurcuklar açtı. uçmak istiyom davşan gibi zıplamak falan. arabam olsa camını açar boğaza çekerdim püfür püfür yol boyunca yosunlu rüzgarlar dolardı arabama. o gadan mutlu ve enerji doluyum. tayyibi hatırladıkça ise saydırıyorum.

doğup büyüdüğüm sokaklarına kurban olduğum canım memleketim. melling'in aivazovsky nin tasvirlerinde gördüğüm, istanbulla ilgili romanlar okuduğumda da sıkça bahsedilen şehirlerin en güzeli yakıştırmasını kesinlikle hak ediyordu.hadi o kadar geri gitmeyelim çocukluğumun geçtiği 90'lı yıllarında ki istanbul'u bile özlüyorum.bu kadar çok beton yığını yoktu.boğazdan baktığımızda da o iğrenç kuleleri görmüyorduk.kalitesizleşme ve rant şuan doruk noktasında.birkaç semt hariç gerçekten yaşanılacak yer kalmadı. ben yine sarıyer'e, bahçeköy'e beykoz'a kaçıyorum.
Beton şehir. Ecdad diye sayıklayanların ecdadının bile eserlerine sahip çıkmaması, tarihi dokusunun geri dönüşsüz bozulması iç acıtıyor.