kampta tuvalet ihtiyacını giderme yolları

Hep merak edilir. Bu kampcilar nereye işer. Nereye sı*çar. Doga ile ic iceyiz la. Deden nereye yapmis hic sorgulamadik ile alakali bi soru
önceleri ev dışında tuvaletim gelse eve dönene kadar tutan ben; doğayla iç içe olduğumdan beri alıştım resmen. insan arada poposuna çalı batsın istiyor, anlıyorum ki "kampım gelmiş"
önce kuytu köşe bir yer ararsın sonra biraz toprağı kazarsın sonra etrafına böcek var mı diye bakınırken bir bakmışsın yarım kilo aşağıda sana bakıyor...
yanınıza 1.5 litre pet suyu olarak, bir güzel otluk çalılık arkası temiz bir yer buluyoruz. 2. aşama olarak iki baş parmağımızı iki böbreğimizin oradan aşağı doğru sıyırarak, altımızdaki nacizane insan üretimi kumaşı indirmiş oluyoruz.
bu aşamaları başarı ile tamamladıktan sonra öncelikle 1.5 litre pet şişemizin kapağını açıp, (Besinlerin Oksitlendirilmiş Kalıntısı)nı bırakmak istediğimiz hedefin yanına koyuyoruz.

hepimizin bildiği ve yüzyıllardır kullanılan, hayatında en az bir kere bile olsa yapmış olan bizler "Semt Oturuşu" diye tabir ettiğimiz, bağcılarda çok kişide görsekte orada sıçılmıyor olması ayrı bir olay.

semt oturuşunu da yaptıktan sonra artık düşünmesi gereken siz değilsiniz.

en fazla otlar kıçına değince bi irkilirsin yada karınca falan tırmanırsa ağayına falan onlarda kötü şeyler ıyyyghghghh
arkadaşlar bu konuyla ne kadar dalga geçilse de kampçıların adını en çok kirleten husus budur, büyük bir sorun yani. toprağı accuk kazıp oraya şeyedecek ve gömeceksiniz, bu kadar basit. silinmek için kullandığınız peçetenizi, ıslak mendilinizi de yanınızda götürüp çöpe atacaksınız, sağa sola değil. lütfen özellikle bu konuya dikkat edelim, dışkınızı gömün, peçetenizi çöpe atın. hatırlarsanız istanbul'lu kampçıların uğrak noktası burgazada'daki en büyük sorunlardan biri tuvalet olarak kullanılan ağaçlık alanda her yerde tuvalet kağıtlarının, bokların ve pedlerin olmasıydı. nihayetinde hem ada mahvoldu, hem adımız kirlendi, hem de kamp yerimizden olduk.
cevabı kamp küreği kullanın olan soru. kampçılık malzemesi satılan yerlerde ufacık kürekler var. onlardan alıyosun ufak bi çukur açıp işini görüyosun sonra üzerini kapatıyosun . ülkemizde pek bilinmeyen baya mühim bir detay. üzerini kedi gibi örtmeyiniz, insan gibi gerekli alet edevatı kullanıp sıhhi bir biçimde sıçınız.
Kimsenin gormedigi bir agacla avatardaki gibi saclarinla bag kurarsin.orasini senindir artik.baskasi oraya iserse,ya da sicarsa uzulursun lan.ya da ben cok uzuluyom
Ve bir ağacın gölgesine sığındım bir akşam üzeri
bir sığındım akşam üzeri ağacına gölgenin ve bir

ayakkabılarımı cıkardım evet
sigara da içitim yok yalanım
çay boynu bükük bardakta tüketirken kendini
hafif şehir gürültüsü
ezilmişlerin tiyatrosundayken çimenin yeşili
ben zulmederek sığındım bir ağacın gölgesine....



diye gidiyor şiir. özetle ağaç dibine sıçıyoruz efenim...
tam bir kamp sayılmaz belki ama zeytinli'de arkadaşım beş gün tuvalete çıkmayarak sorunu çözmüştü.

(bkz: zeytinli rock festivali)