new york

o gökdelenlerin fışkırdığı manhattan da bu büyüklükteki parkın hala nasıl varlığını sürdürdüğünü anlayamadığım yer (bkz:central park)
Çocukluğumdan beri gitmeyi en çok istediğim yer. ayrıca central park'ın varlığını hala nasıl sürdürdüğünü merak edenler içinse; izlediğim bir belgeselde şehrin nefes alması için o yeşil alana ihtiyaç duyduğunu amerikalıların farkında olduklarını söylemişlerdi.
gidecek her arkadaşıma "bak binadan başka bir şey yok, 3 gün yeter oraya" dememe rağmen, beni dinlemeyip 10 gün yapılan planın 2. gününde "çok sıkıldım" diye mesaj attıran şehirdir. ama sırf müzelerini gezmek için gidilir
Ekim ayında çok soğuktur. Üstelik yaz başında yazlık kıyafetlerle gittiğiniz ülke de kışlık kıyafetiniz yokken o tişört ve ince hırkayla sizi donduran bir şehirdir. Bu şehir aklımda hep böyle kalacak.
amerika'nın en büyük şehri değildir. new york bir eyalettir. amerika'nın en büyük şehri için (bkz: new york city)
Kalabalık şehirlerden nefret etmeme rağmen beni kendine aşık etmiş şehirdir. Hele o central park!
çok farklı düşünüldüğü üzere unutalamayan şehir, brooklyn e mutlaka geçin ve gezin o küçük speakeasy lere girin. dışarda sabahlamış birisi olarak şöyle tavsiye de bulunim, o 10 binlerce kişinin olduğu times meydanın da saat 3 den sonra kimse kalmıyor etrafınız da ki insanları parmakla sayarsınız ama kırmızı masalar orada toplamıyorlar ayrıca mcdonalds ın üst katında da zaman geçirip uyuyabilirsiniz ta ki 5 e kadar orayıda temizlik için kapatıyorlar. biz 3 kişiydik sabaha karşı 5 ten sonra yaklaşık 10 15 dk da centrel parka yürüyüp çimlere attık kendimizi sabaha karşı çok soğuk oluyor kalın çıkın bizde ağustos du ama soğuktu yani.sabah zaten koşu yapan insaların sesleriyle uyanıyorsunuz. welcome to newyork
canım friends'in kahve dükkanı central perk için gitmek istediğim şehirdir.