viyana

romantik şehir. tek gitmeyin mümkünse, sevgilinizle, eşinizle gidin. dondurma yiyin, mozart dinleyin, bisiklet sürün..
Gezginlerin viyana prag budapeşte 3'lüsünün ilk durağı
ilk görüşte aşık olduğum şehir. Yapıları öyle düzenli ki kendinizi beyaz bi' labirentte hissediyorsunuz. Parklar, bahçeleri çok güzel. Neredeyse her sokak bir saraya çıkıyor. Zamanında Hitler de bu şehri çok sevmiş, kimi önemli konuşmalarını bu şehrin gösterişli saraylarında yapmış.
bana göre avrupanın en yaşamaya değer şehri. refah ve bence diğer refah şehirlere göre nispeten ucuz
1516 da ev yapımı bira içilip , demel de apfelstrudel yenilesi şehirdir.
kaliteli ve şık bir elbise giyerek klasik müzik konserine gitmeyi hayal ettiğim şehir.
Aşık olduğum şehirdir. Hayatımın belirli bir döneminde burada yaşama arzum 4 yıl önce uçakla istanbula dönerkenki arzum ile hala aynıdır. Böyle güzel bir mimariye ve düzene sahip, yüksek kültür kokan başka biryer görmedim...
Yurt dışına ilk çıkma deneyimimi yaşatan şehirdir. İlk olduğu için mi yoksa work camp yaparken 1 ay boyunca yaşadığım anılardan mı bilinmez, uzun süre yüksek lisans hayali kurdurttu bana, gideceğim sene euro bu hale gelince nasip olmadı, olsundu. Mükemmel mimari anlayışı, temmuz ayında sürekli olan festivalleri, birası, stephan platz strasse'de yürümenin verdiği hazzı tarih bilgisiyle birleştirirseniz aşık olmaktan kurtulamazsınız...
çok güzel şehir istersen okumaya git ister çalışmaya ister yaşamaya hiç fark etmez ne olursa olsun yine de git..