yatılan en ilginç yer

kışın fırtınada olympos yolunda mahsur kaldığımızda terkedilmiş bir barakaya penceresini kırarak girmiştik, yere tulumları serip uyumuştuk. dötümüz donmuştu.
Diyarbakır otogarında mescitte
anlık bir kararla yola çıkıp sabah 4 te diyarbakır otogarına inince başıma gelmiş olan olaydır. malum gezmeye gittiğiniz şehirde sizi alıcak kimse olmayınca, şehir uyanıncaya kadar kendinize uyumak için bir yer bulmanız gereklidir. bu saatte kimse olmaz, tek akıllı biziz düşüncesiyle mescide geldiğimizde manzara şaşırtıcıydı. kendimize yatıcak yer zor bulduk. 2 saat uykudan sonra saat 6 sularında gelen temizlik görevlisinin bizi uyandırıp kovmasıyla güne başlamaya karar verdik.

p.s: zamanla Mardin’de, batman’da ve gezme fırsatım olan birkaç doğu ve güneydoğu şehirlerinde mescidde - camide uyumanın çok yaygın olduğunu gördüm.
Bodur ağaçları yatak yapıp kıça ağaçlar bata bata yatmak o uykuyu hiçbir şeye değişmem
Otostopta glikoz tırının içinde yer olmadığı için tankerin üstüne çıkıp yatmışlığım vardır gece 3 sularında
cinque terre'ye giden son treni kaçırdığımız için la spezia'da deniz kenarındaki banklarda, interrail tayfama 'ben uyuyamam abi siz yatın' diyip onlardan önce uyumam(rivayete göre de üzerimde fareler gezmesine rağmen uyanmamam)
Kabul toplama merkezi. 1 gece çantamın üzerinde yaklaşık 100 adam ile ufak bir salonun içinde 1 gece de 5-6 yıldır yıkanmadığı kesin olan eskiden rengi mavi iken sonradan sararmış sonra da yeşile dönmeye başlamış çarşaf, yastık ve yorgan ile birlikte üzerimdeki montu çıkarmadan uyumuştum.
çorum incesu kanyonu kenarında tulumun içinde masanın üzerinde..
Prag'da ana tren garı diye gidip yerel tren garında sabahlamak zorunda kalmıştık. Rail grubuna da az sövmemiştim. Ulan dedim çok övdükleri gar burası mı? diyerek.