yüksek lisans yaparken bırakıp gezgin olma isteği

hem çalışıp hem de yüksek lisans yapmış biri olduğum için bu sürede geçmiş 2 yılımı şöyle özetleyebilirim;

- sabah 05:15 kalkış
- 08:00 mesai başlangıcı
- 17:00 işten çıkış
- 3 vesait okula ulaşma
- 23:30 ders bitiş
- 00:30 eve geliş
- 05:15 kalkış

diye gider. vize ve finaller öncesi sabah 10’da açılacak kütüphane için 7’de kütüphane önlerinde sıraya girme, makale incelemeleri, ödevler, dönem projeleri ve nihayetinde tez ile insanlıktan çıktığım için benim tek isteğim vardı o da yatıp uyumak. hem de günlerce kalkmadan deli gibi uyumak.

gezmek bir kaçıştır. kimi sorumluluktan kaçar, kimi insanlardan, kimi düzenden kaçar. ama bir söz vardır; “götüne güvenen borazancı başı olur” diye. götüne güvenemeyip yüksek lisans yaparsan, senin gezmek diye adlandırdığın ama aslında bir kaçış için bahane olan gezmeyi seçersin.

edit: imla
içimde bir yerlerde olduğunu düşündüğüm istek.
gerçi henüz lisansın bitmesine 1 yılım -uzayan 1 yıl ile de totalde 2 yıl- var. şuan bile okulu bırakıp japonyaya kaçmak istiyorum. yoldaşım kabul etse de gitsek. para elbet bulunur bir yerlerden...
Şöyle ufaktan ufaktan dürten durumdur son zamanlarda. Özellikle vizelerin yaklaşması hasebiyle iyice bastıran düşünce. Bugün psikofarmakoloji çalışmam gerekirken sözlüğe yazıyorum mesela, risk budur yüksek lisans da kimmiş?
sıkıntı bir durum gerçekçi olup sıkılmakla sonuçlanabilir ya da yaptığın işi seveceksin...
Bırakmadan da olunabileceği için hiç düşünmediğim eylem. (bkz: işi gücü bırakıp gezgin olma isteği) yapılması daha zor bir eylemdir gözümde.