#tüm tkeraouc başlıkları

dinah washington

alamaba'da doğup, şikoga'da ünlenmiş 50'lerin sonları ve 60'ların başlarında amerika'nın en "değişik" ve önemli jazz yorumcularından birisi. alkole, uyuşturucuya ve erkeklere olan düşkünlüğü 39 yaşında hayata gözlerini yummasına sebep olmuşsa da geriye 30'a yakın albüm bırakmıştır. ben kişisel olarak september in the rain adlı yorumuna bayılırım.
tanrıça olarak gördüğüm ella fitzgerald'dan sonra benim için bir numara sayılabilir.

st vincent

amerikalı prodüktör ve şarkıcı. kendisinin tarzını ve sesini orjinal bulmaktayım. indie, psychodelik rock sevenlerin seveceğini düşünüyorum.
bir de aynı isimli bir film varmış ama ben izlemedim o konuda yorum yapamayacğım, izleyen arkadaşlar varsa bilgilendirsin.
yeni dinleyeceklere önerim,
birth in reverse

boğuntu hücresi

albert camus'un düşüş adlı kitabında şu şekilde tasvir ettiği hücre;
"boğuntu hücresinde yaşamak gerekiyordu. sahi,
ortaçağda boğuntu hücresi adı verilen o zindan hücresini bilmezsiniz. genellikle insan ömür boyu unutuluyordu orada. bu hücre şaşılacak boyutlarıyla ayrılıyordu ötekilerden. bir insanın ayakta duramayacağı kadar alçak, yatamayacağı kadar da dardı. engelli bir durum
almak, köşegen biçiminde yaşamak gerekiyordu orada; uyku bir düşüş, uyanıklık bir çömelmeydi. azizim, sözcüklerimi ölçerek söylüyorum, bu basit buluşta deha vardı. her allah’ın günü, bedenini uyuşturan o hareketsiz baskı altında mahkûm, suçlu olduğunu ve masumluğun keyifle gezinmek demek olduğunu öğreniyordu"

sunderland

ingiltere'nin kuzeyindeki aynı isimli şehrin takımı. ayrıca genellikle tersane işçileri ve ailelerinden oluşan bir şehir olan sunderland'de bulunan ve hakkında netflix tarafından belgesel de çekilmiş olan, köklü bir futbol kültürü.

kutna hora

çekya sınırları içerisinde bulunan küçük, oldukça sevimli ve doğasıyla kendine hayran bırakan şehir(cik). kemikli klisesi çekya sınırları içerisinde çok ünlü, bence gidilip görülecek hatta küçük publarında geç saatlere kadar içebilmek için bir gece konaklanabilecek bir şehir.

spire mountain

amerika'nın kuzeyinde, oregon, washington eyaletlerinin sınırları içerisinde bulunan cascade mountain range bölgesinde meşhur olan elmalı bira. %5 alkol oranına sahip olan bu bira çeşitli yıllarda ödüller kazanmıştır. sevdik, öneriyoruz. bulursanız ya da amerika'ya gelirseniz mutlaka deneyiniz.

third

portishead'in 2008 yılında çıkardığı albüm. albümün içerisindeki plastic adlı şarkısı oldukça tutmuştur. fakat bana göre, 'threads' ve 'small' adlı şarkıları tam bir müzikal ziyafettir.
dinleyin dinlettirin, ayrıca tam bu mevsimin şarkıları

grease

1978 yılı, john travolta ve olivia newton john'un efsaneleştirdiği iki liseli karakterin aşkını anlatan müzikleri ve kendisiyle bir kült olan film. özellikle filmdeki summer nights ve you're the one that I want adlı şarkılarıyla bilinmektedir. herkesin hayatında en az bir kere izlemesi gerektiğini düşünmekteyim. ben 25 yaşıma yaklaştığım şu günlerde ilk defa izledim, son da olmaz diye düşünüyorum.

gezgin yahudi

isa çarmıha gerilmeye götürülürken, durup bir kaç saniye dinlendiği sırada ona çabuk olmasını söyleyip onu değnekle dürten ve sonrasında isa dünyaya tekrar gelene kadar başı boş bir şekilde gezmekle lanetlenen mitolojik karakter. tarih boyunca bir çok sanat dalı tarafından betimlenmiş bir karakterdir.
detaylı bilgi için
ansiklopedi

unutulmaz baba ayarları

aldatılma sebebiyle sürekli içki içtiğim ve eve gece yarısı sarhoş döndüğüm günlerdi. 21 yaşımda, hayatımın bok gibi olduğunu düşünüyor ve bunun için beni aldatan kadını suçluyordum. bir gece babam uyumayıp beni beklemiş, ben eve girer girmez yakama yapışıp beni duvara vurdu. bana hayatta en ufak tökezlemede böyle yıkılırsan ileride nasıl bir aile babası, nasıl bir insan olacaksın içerikli sert bir konuşma yaptı. sonra hayatımda ilk defa bana kendi geçmişini anlattı. dinledim ve kendi dert dediğim şeylerden utandım. o gece ilk defa sabaha kadar konuştuk babamla, bir daha asla hiçbir şeye o kadar üzülmedim. babam bozulan ayarımı yeniledi.