Bir Türkçü- Turancı olarak dahil olduğum siyasi başlık. Grup içinde azınlık olduğumuz için kamplarda astığım Göktürk bayrağını görenler gelip tanışıyoruz falan, güzel dostluklar kuruluyor.
bi çocuğun çevirmeli telefondan katıldığı için oynayamaması ve canlı yayında küfür etmesinin filmlere bile konu olması
her sene bilmem kaç milim daha eğilen kule. ağırlık merkezinden çıktığı günler görülür mü bilinmez
Sürekli duymadığımızdan mıdır bilinmez ama yumuşacık dokunuşlara sahip mesela
https://youtu.be/RYFnl1BBx0k gibi parçalardır mutluluk sebebidir
adanalilarin müthiş yaz tatlısı. neden başka şehirlerde goremedigimizi bilmediğimiz buzlu tatlı
facebookta bir posta, daha çok insanın görebilmesi amacıyla postu yukarda tutmak için yazılan yorum.
yine de hatırlatmakta fayda var: bir gönderiye her saniye değil de en az 10'ar dakikalık aralıklarla "up" yazılması o gönderiyi yeterince insana ulaştırmaya yeter, yani sık aralıklarla yaptığınız "up" yorumu gönderiyi daha çabuk yukarı taşımaz ve aralarda yapılan önemli yorumları görmemize engel olursunuz
Arabanız ile gittiğiniz yaz kampları için idealdir

Soğuk havada yerde yatmaktan farklı olarak konforlu yumuşak bir zeminde donmanızı sağlar.
"Gülüşünde iğrenç bir çaresizlik var." repliğini çok kullandığım film.
japonya'nın feodal olduğu dönemde hem siyasi hem de askeri olan bir birlik adı. 1871 yılında feodal yönetim japonya'dan kalkana kadar aktif olarak yer aldılar.
Sütle birlikte muazzam bir tadı olan bir bisküvi. Dondurma olur içecek olur pasta olur her şey olur kısacası ve hepsinde de muazzamdır.
Hiç unutmam o gün İstanbul'u çok güzel gezmiştim büyük ada, Kadıköy, Üsküdar. Bir günde 3 güzel yer. Bir Adanalı olarak başka şehir e alışmak benim için çok zordur ama İstanbul 2.memleketim olmuştu o gün. Ama en çok şu hikayelerden de sıkça duyduğumuz galata mevzusu. Abi hastasıydım kafayı yemiştim. Sırf onun için taa adanalardan gelmistim, sırf galatakulesine gitmek için ama salak aklım dedi ki en güzelini en sona sakla akşam vakti git güzel güzel istanbul'u seyret. tabii vapuru kaçırıp son kalan kadıköy vapura binmek zorunda kalmak, sonrasında bilmediğin bir semtte yalnız, saat geceyi bilmem kaç geçiyor hikaye malum. sokakta kaldığıma değil hala galatakulesine gidememiş olmam canımı sıkmış hatta ağlayacak dereceye gelmiştim.aylak aylak 'kız başıma' dolaşıyorum tabi kadıköy moda sahilinde. İçimdenbde diyorum ya bi galataya gitseydim bari şu malum anahtarlıklarından alsaydım galatanın nolur allah'ım ya bi mucize olsun da bir şekilde göreyim şu kuleyi. sonra bi baktım bi sokak satıcısı geç saatte hala toparlanmamış böyle magnet filan satıyor. İnceledim boş boş kafam dağınık tabi üzgünüm.tam o an gözüme bi anahtarlık ilişti. galata kulesi. allah'ım nasıl mutluyum nasıl sevindim. amcanın yanına yanaştım dedim amca bu kaç para alıcam. dedi sen son müşterimsin hadi sana 1 lira olsun. elimi cebime attım hiç param yok sanıyordum bi baktım 1 lira 20 krş. ancak bu kadar mutlu olabilirdim. tabi ben galataya ait en ufak bir şey görünce delirdigim için kafamda aynı oranda çalışmaya başladı nerde kalicam nerde yatıcam derken aklıma hastane mescidi geldi. ee adanalı olmak zehir kafa gerektirir :))) tabii o mayıs soğuğunda kaloriferlerin çalışmadığı bir mescit düşünün. bulduğum bütün seccadeleri üstüme örtmüştüm.
Olimposa gitmekle baslayın ama çıralıya çadır kurun.
Çok insanla tanışın ama kalabalıktan kaçın.
Ates yakın ama doğayı kirletmeyin.
Seyahat edin ama otobüse binmeyin.
Çantanızı büyük alın ama kıyafet fazla taşımayın.
aynı zamanda beirut' un eğlenceli şarkılarından birinin adıdır.

klibi
Daha kötü ne olabilir... İnsanlar bu şekilde iyice sindiriliyorken, birde geleceğimizi düşünüyoruz. Böyle bir ortamda çocuklarımız ne kadar şanslı olacak. Saygı ve empati çerçevesinde düşüncelerimizi dile getirecek olsan bile mimlenmemiz an meselesi. Neyseki evde yine memleketi kurtarırken, ağzımız dolu dolu sövüp, sayıyoruz. Onlar sosyal medyayı banlasalar bile, insanları mimleseler bile kafamızın içindekilere de zincir vuramazlar ya?