ankara

heryerde bulabiliceğiniz sokakları olan bi şehir bi özelliği yok...
bulamayacağınız şey ankara yaşadıklarınızdır
tunalısı bahçelisi seğmenleri güzel ama basit yerlerdir
buyüzdende başka şehirden gelen insanlar pek bi özelliğini göremezler ayırt edemezler
ama bi ankaralının gördüğü şey farklıdır ankarada
hani diyor ya erkin baba;
''Kaldırımların dili yok, onlar söylemez
Biz soyleriz bunları nasıl çiğnediğimizi
Sabaha karşı fırından ekmek alıp yediğimizi
İçtiğimizi, sevdigimizi, sevildigimizi
Aslında bir hikayemizi anlatmaya kalksak
Zamanin beyni durur, denizler kurur''
ankaralılar iyi bilir sabahlara kadar göt olup acıkıp sabahın ayazında daha güneş bile ışımamışken ekmek almayı
daha ileriye götürenlerimizde vardır
örneğin sabahın 6.30 da seğmenlere kahvaltı niyetine kebap söyleyenlerimiz adres isteyince adam abi sen seğmenlere getir biz seni buluruz diyenlerimiz de var.... sağolsun abilerde kıyağını yapmıştı :D
ve daha niceleri oyüzden anlayamamanız normal ankarayı sevenleri
(bkz: e bu mendili icat edene)
Yine yazacağım dayanamıyorum bu başlığı görünce Ankara sana kurban olam ya
dostluğu ,kardeşliği,arkadaşlığı barındırır.kuğuludan başlarsın, kıtırda bi çeyrek kokoreç sonrasında bestekara inersin hemen arkadaşlarını ararsın zaten 15 dk içinde orda olurlar muhtemelen ya da boşver zaten bestekardadırlar.daha sonra usulünce içersin çıkarsın taksiye yürürken bi kaç arkadaş daha görürsün tesadüf ya, bir selam sonra evin yolu..
Her sokağında kendinizden bir parça bulabileceğiniz en azından bir kez gidilmesi gereken Türkiye Cumhuriyetinin başkentidir. Hazır gitmişken bestekara, kuğuluya, seğemenlere ve en önemlisi anıtkabire uğramıyı unutmamanızı öneririm.
ankara sendromu... yılmaz erdoğan' ın ankara şiiriyle başlar ahmed arif' in karanfil sokağı ile devam eder. istanbul' a varınca kısmen geçer. sonra tam geçti derken tekrar ankara' ya gidilir. tekrar başlar. bu böyle devam eder...
ankara oyle uc bes gun kalip anlasilabilecek bir sehir dehildir. ankara 'yi yasamak gerekir, sogugunu cigerlerinde hissetmek, o hep yaftalandigi griligini bile icine cekmek. gercekten tek eksigi deniz ama ankara deniz olmadan da bir yeri sevmeyi ogretiyor size
Ankara'ya karşı garip bir ön yargı var içimde. Gittiğimde şehir bana kasvetli konuşmayı sevmeyen soğuk insanlar ile dolu gibi geliyor, protokol varlığı bunun sebebi olabilir bilemedim.
ankara ayazı ruhumu keser diye başlayan ezhel şarkısını hatırlatır
Özellikle içinde deniz barındıran şehirlerden gelenler tarafından pek beğenilmeyen ama ayrı kalındığında da kendini özleten şehir.