türkiye'yi özleme hissi

Geçici bir histir. İki dakika Türkiye'deki sokaklara maruz kalın, geçer.

Benim için yurtdışından döndüğümde karşı karşıya kaldığım bir durum oldu.

Bir anımı anlatmak isterim bu konuyla alakalı. Geçen yaz Macaristan'a bir Sosyal sorumluluk projesi kapsamında gittim. Fakat olmayacak sorunlarla karşılaştım. Kötü şartlarda kaldım 3 hafta kadar. Neyse efendim, Türkiye'ye dönüyorum. Sabiha Gökçen havalimanına indim, Dışarıya çok büyük bir heyecanla çıktım. Ulan ülkem ya diyorum. İngilizce konusmaktan cok sıkılmıştım. Biriyle muhabbet etmek falan bile istiyordum. Dudulluya gidip memlekete dönecem. E10'a mı ne bindim tam hatırlamıyorum. Ama çok mutluyum. Otobüste yer vermeyen insanları görmeye başladım, bulduğu boş yere hemen kapaklananları gördüm. Ama hala süper yaaa falan modundayım. E5'de bi yerde inip minibuslere binmem gerekiyor. İndim otobusten karşıya geçeceğim. Yaya geçidinden yürümeye başladım. Kafamı sağa çevirmemle üstüme hic çekinmeden yavaşlamadan gelen bir arabanın sürücüsüyle goz göze geldim. Direk kendimi yolun karşısına attım. Adam zerre yavaşlamaya çalışmıyor ve umrunda değil. Zaten koşmaya başlar birazdan kafasında. O andan itibaren o moda hiç girmedim. Yemişim Türkiye'sini dedim o gün. Bu da böyle bir anımdır. Anlıyorum seni ama geçer merak etme..
bi tek bazı şeylerin ucuzluğunu saçma örnek. akbil kartı kılıfı ve yemekleri özlüyorum sanırım bir de çalışan kaloriferleri, avrupalı üşümüyor.
arada sırada bende de oluyor ama 5-10 dakika bir türk'le muhabbet etsem hemen kaçıyor o hissiyat.

bir tek kokoreçi çok özledim, o geçmiyor işte.