yatılan en ilginç yer

Özdere plajına günü birlik gittiğim için pansiyona para vermek istemediğimden geceyi kumu eşip, sıcak yerine ulaşıp, içine gömülüp, uyuyarak geçirmiştim tabi sabah kemiklerimin açılması 1 saati buldu kesinlikle tavsiye etmem.
7/24 açık sparda bir bardak kahve alıp sabaha kadar arasıra uyuyup uyanmışlığımdır. en son bir ara çalışan gelip sandviç felan ikram etmişti.
Work n traveldayken sigorta işlemleri için bir gece önceden bi eve götürmüşlerdi benimle iki Romanyalı kızı. Ev az eşyalıydı ve kimse yoktu. Uzun arayışlar sonucu örtecek bi şey buldum ve o kadar üşümüştük ki üçümüz örtünün altında koyniş koyniş uyuduk. Tanımadığım iki kızın arasında çarşafsız yastıksız bir yatakta uyumak ilginç olmuştu.
Mutfak tüpünün üstünde uyuyakalmıştım ev taşırken sayılır mı ??
köydeki kerpiç evin damında.ilginç bir yer değil belki ama köy yeri nerde öyle deli ışıklandırmalar?.bir saatten sonra yorgunluktan herkes uyuyor,misafir olarak gidince tabi uyum sağlamakta zorlanıyor insan.çokca zaman kayan yıldızları sayarak uyumuşluğum var.her şey bir tarafa yıldızlar sanki üstünüze düşecekmiş gibi ;o kadar çok ve yakın gibi ki yıllarca orda kalsam gıkım çıkmazdı.gel gör ki büyüdük arkadaşım şehire göç edilince kimse kalmadı,evler de yıkıldı. Ah be...
olympos-adrasan arasındaki bir dağın zirvesine yakın bir yerde, bir cam ağacının altında.

yolda tanıştığım yabancı bir arkadaşla olympos'tan çıkıp adrasan'a kadar yaklaşık 16 km'lik yolu yürümeye karar verdik. yola çıkılır, yaklaşık bir saat sonra enerjimiz tükenir, tansiyon düşmeye başlar. yabancı arkadaştan çok özür dileyerek yola devam edemeyeceğim, geri dönmek istediğim açıklanır. sorun değil deyip yola devam eder. ayrıldıktan sonra olympos yolunda sign'lar takip edilerek devam edilir fakat bir süre sonra sign'lar kaybedilir. yürümeye devam edilir, artık nefes almaya mecal kalmamıştır. bir ağacın altına oturulur. kuşların cıvıltıları masal gibi gelir, uyuyakalınır.
yaklaşık 2 saat uyumuşum :)
uyanınca yön bilgisi olmadığı için bir tarafa doğru yürümeye başlanır, hostel'a varıldığında yabancı arkadaş adrasan'a varmış, otostopla geri gelmiş bulunur..
yürümeyi severim sözlük, ama kaybolmak daha güzelmiş :)
Brüksel tren garından çıktıktan sonra şehrin meydanındaki kilise, ohh mis gibi uyuduk hem de, arkadan hafif ilahi sesleri çok güzel rüyalar görmemizi sağladı.
özel bir hastanenin malzeme deposunda hasta bezlerinin üzerinde
boğaziçi üniversitesi mezunlar derneği binasının önündeki bank. sabah 8 gibi uyumuştum, 2 saat sonra aşırı sıcağa kalktım. uyandığımda kucağımda yavru kedi yatıyordu. gerçek bir sabah neşesi.