yatılan en ilginç yer

Muğla dalaman da kafam güzelken bi kayaya aşık olmuştum gece sarılarak uyudum allah affetsin güzel tripmiş
Arkadaşın dayısının kereste deposu vardı. paramız yoktu hatırlıyorum o gece Samsun 216 alıp 4 kişi içmiştik ve talaşların arasında uyumuştuk iyi ki yakmamışız depoyu ayrıca.
İki çay'ın arasında bir tarlaya giden patikada, ördek sesleri ve avcıların tüfek sesleri ile uyumaya çalıştığım köyceğiz gölü tarafındaki sulak camp alanım sanırım yattığım en ilginç yerdi.
napoli’de tren garıdır efendim. nisan ayının ortalarında ömrümden ömür götüren, soğuğu ve keşleriyle içimi titreten lanet olası bir yerdir ve o daracık demir bankları hala münasip bir yerimde batma hissi uyandırmaktadır.
Benim için fındık tarlasında oluşan iki ağaç arasında ki oyuktur. Hamak gibiydi, bol çimenli ve yumuşacıktı.

Yatıldığını gördüğüm en ilginç yer ise otobüsün koridoru ve iki koltuğun arasıdır. Küçükken annemle yanlış otobüse binmemiz sonucu bu ana tanık olmuştum. Şoföre bir şey sormak için koridorda ilerlerken yanlışlıkla bir teyzenin koluna basıp ufak bir azar yemiştim.
milano havaalanında gece belli bir bölümünü kapatıyorlar ve o bölüme geçiş sağlanmasın diye geçiş yoluna ip çekiyorlar. uçağımız gece inmişti ve sabah araba kiralamak için havaalanında sabahlamamız gerekiyordu. temizlik görevlilerini atlatıp arkadaki kontuarların oraya yere mat serip uyumuştum.
Monte piller tren istasyonunun karşı kaldırımı, evet hayatımdaki en zor geceydi.
36 saatlik aralıksız yolculuk ve uykusuzluk sonucu aktur’un plajına yürürken yola yığılıp uyumuşluğum vardı. kimse de gelip kaldırmamış.

tanım: gezginlerin uyuduğu enteresan bir o kadar keyifli yerlerdir.